Vefa ve Cefa PDF Yazdır E-posta
Vefakar olmadan geçtik, cefakar olmasa bari !
Mollafeyzîzade Raşid Efendi
 
VEFÂ:
Sözünde durmak.
Muâz bin Cebel şöyle rivâyet etmiştir:Resûl-i ekrem bana; "Yâ Muâz! Allah'tan kork! Doğru konuşmak, sözüne vefâ, emâneti edâ, hıyâneti terk, komşuyu himâye, öksüze acımak, yumuşak konuşmak, herkese selâm vermek, kanatları alçaltmağı (tevâzu'u) sana tavsiye ederim." dedi. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Ma'sûmiyye)
CEFÂ: İncitmek, eziyet etmek, kötülük.
Hayâ îmândandır. Fuhuş (çirkin şeyler) söylemek cefâdandır. Îmân Cennet'e, cefâ Cehennem'e götürür. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)
Şu üç günah, îmânın gitmesine sebeb olur:
*
Birincisi, îmân nîmetine kavuştuğuna şükretmemek.
*
İkincisi, îmânın gitmesinden korkmamak.
*
Üçüncüsü, müminlere ezâ ve cefâ etmek.
Peygamber efendimiz buyurdu ki: "Haksız yere bir müslümanı incitmek, Kâbe'yi yetmiş defâ yıkmaktan daha büyük günahtır. (Hakîm-i Tirmîzî rahmetullahi aleyh)
Peygamber efendimizin aklı o kadar çoktu ki, Arabistan Yarımadası'nda, sert, inatçı insanlar arasında gelip, çok güzel idâre ederek ve cefâlarına sabrederek, onları yumuşaklığa ve itâate getirdi. Çoğu eski dinlerini bırakıp müslüman oldu. (Yûsuf Sinânüddîn rahmetullahi aleyh)
Her işe Besmele ile başla. Temiz ol. Dâimâ iyiliği âdet edin. Tembel olma. Namaza önem ver. Nîmete şükr, belâya sabret. Dünyâ rahatına aldanma. Kimseye kızma. Eziyet ve cefâ etme. (Akşemseddîn rahmetullahi aleyh)
 
 
< Önceki   Sonraki >

Üye Girişi

Muhabbet Köprüsü