Primary Color:
Primary Text:
Secondary Color:
Secondary Text:
Tertiary Color:
Tertiary Text:
Renk Seçimi
Önizleme
FeaturesTypographyTutorials
Modül Başlıkları
Home
Module Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Ut non turpis a nisi pretium rutrum. Nullam congue, lectus a aliquam pretium, sem urna tempus justo, malesuada consequat nunc diam vel justo. In faucibus elit at purus. Suspendisse dapibus lorem. Curabitur luctus mauris.

Module Title
Module Title
Açiklamalar

Sol taraftan renk ve desen seçimini yaptıktan sonra aşıdaki UYGULA tuşuna tıklayın.

UYGULA
Modern Hapishanedeki Çocuklar.. PDF Yazdır E-posta
Günümüzde gitgide küçülen aile kavramı o kadar küçüldü ki sadece anne ve babadan müteşekkil oldu, ha bir de kedi yada köpekten. Hatta şunu da söylemek mümkün gençlik artık 18 yaşını doldurunca ayrı eve çıkarak tek başına bir hayat sürmeyi tek başına aile olmayı tercih eder oldu.
Eskiden bahçeli müstakil evler vardı, sahi hatırlar mısınız avlulu evler bahçesinde kendi sebzenizi yetiştirdiğiniz, istediğiniz kadar koşuşturduğunuz alt katı üst katı rahatsız etmediğiniz evler. Bizler öyle evlerde yetiştik bahçesinde meyve ağaçları vardı, mevsime göre sebze ekerdik, çiçek yetiştirirdik, salıncak kurardık dallarına ağaçların. Top oynar ip atlardık bahçesinde, toprakla oynardık. Sıcak yaz günlerinde bahçede yerdik yemeklerimizi. Ne kadar iştahlıydık oyun oynar acıkırdık, ekmek arası yediğimiz peynir, domates nede tatlı gelirdi. Akşam olunca bitap düşer baygın yatardık yataklarımıza.
Zavallı çocuklarımız onlar çok şanssız kibrit kutusu taş binalarda sıkışıp kaldılar. Bahçede oyun oynamayı bilmezler onlar, salıncağı sadece parklarda görürler. Kümeste tavuklara yem vermenin, folluktan taze yumurtayı almanın zevkini bilemezler. Şimdi çocuklara sorun bamya, yer fıstığı, çilek nerede yetişir diye ağaçta cevabını alırsınız. Bilmezler, bilemezler çünkü sadece ağaçları tanırlar. Bir gül koparmamıştır eline diken batmamıştır gülü kopartırken, sularken bahçeyi oynamamıştır su ve çamurla, üstü başı toz, toprak, olmamıştır hiç bilmez bu türlü kirlenmenin zevkini.
Şimdiki çocuklar çiçekleri saksıda, ağaçları gittikleri piknik yada parkta, hayvanları hayvanat bahçesinde görüyorlar. Çocuklarımızı yemeleri için zorluyor fakat yemekten kaynaklanan enerjilerini boşaltacak fırsatlar veremiyoruz. Hareket edemeyen biriken enerjilerini boşaltamayan çocuklar modern hapishane olan evlerde komşuları rahatsız etmemek için koşup oynayamıyorlar, enerjilerini yakamıyorlar biriken bu enerji ya masa başında bilgisayarda ya da televizyon karşısında atılmaya çalışılıyor. Bedenin yakamadığı bu enerji kilo olarak hantal ve obez bir görüntü olarak bize geri dönüyor. Her zaman çocuk parklarına götüremediğimiz, oyun arkadaşı bulamadığımız için evde bunalan çocuklara televizyon ve bilgisayar afyonu vererek uyuşturulmaya mahkum bırakıyoruz.
Şimdiki çocukların çoğunun çok hareketli, uykusuz, iştahsız, asabi olmalarının başlıca sebebi bu hareket kısıtlığı beklide, enerjiyi boşaltamamalarıdır kim bilir. Toprağın elektriği emdiğini herkes bilir paratoner görevi yapar toprak vücudun elektriğini emerek arındırır. Toprakla ilgilenin, oynayın, çıplak ayaklarla üzerine basın, vücudun enerji ve elektriğini atmış olursunuz diyor uzmanlar. Nerde bulup da nerede oynatalım çocuklarımızı zavallı çocuklar beton yığınları, mobilyalar arasında her şeyin yiyecekten tutunda duyguların bile suni olduğu günümüzde obez olmasında, hiperaktif olmasında ne olsun.
Çok önemli bir konuda sorumluluk; eskiden bahçeli evlerde oturuyorduk ama yukarıda sayılan keyifleri yaşamanın bedelini de ödüyorduk. Örneğin herkesin bir görevi vardı. Tavuklara yem vermek, bahçeyi sulamak, avluyu süpürmek bunlar hep görev dağılımı sayesinde yürürdü. Çocuklara sorumluluk verilmiş olur o işten o sorumlu olurdu. Herkes sorumluluğunu bilirdi. Sorumluluğunu yerine getirmeyene o işten faydalanmasına izin vermemek gibi küçük cezalar verilerek sorumluluk alması sağlanırdı. Şimdi ise çocuğa sorumluluk verilmesi şöyle dursun, yapması gereken işleri bile anne yapıyor. Okul çantasını anne hazırlıyor, odasını anne topluyor, hatta bağcıklı ayakkabılarını bile anne bağlıyor. Sorumsuz olan bu çocuk yarın bir gün yuva kurduğunda ailesini nasıl idare edecek onların sorumluluklarını nasıl üstlenecek orası muamma…
Sorumluluk önemli bir konudur bunu sonradan kazanamazsınız, ille de çocukken öğretilmelidir. Evde, işte, arkadaş çevrenizde, toplumda sorumluluk çok önemli yer tutar.
Bunun hapı yok, bitkisel bir ilacı da yok, hastalık haline gelen durumu ise sorumsuzluktur, maalesef tedavisi mümkün değildir, ne yapalım ki teknoloji ve tıp bu durumda çaresiz kalmakta. Küçüklükte çocuklarımıza mutlaka ama mutlaka sorumluluk verilmeli kendisinsin sorumluluk alması öğretilmelidir. Evlendikten kısa bir süre sonra boşanan çiftler gerekli sorumluluğu alamadıkları için boşanmaktalar. Birçok yuva evi ile çocukları ile ilgilenmediği onların sorumluluklarını kendi üzerinde hissederek davranmadığı için yıkılmakta. Gayri meşru ilişkiler başkasının sorumluluğunu üstlenmekten kaçınıldığı için yaşanmakta ve hızla artmakta.
Sorumsuzluk insanı tembelliğe iten önemli faktörlerden birisidir. Evin geçimi babaya aittir bu hem toplumun hem de dinimizin erkeğe yüklediği bir sorumluluktur. Ancak bu sorumluluğu almak istemeyen baba, kendisine angarya gibi gelen tüm işleri hanımına devir eder, eliyle kendi huzurunu da bozar.
Peki, çocuğa sorumluluk nasıl kazandırılır? Nasıl sorumlu bir çocuk yetiştirebiliriz? Bu konuda haftaya kaldı.
 
< Önceki   Sonraki >
<align='middle'>sevgimuhabbet sevgimuhabbet - Modern Hapishanedeki Çocuklar..
Kişi sevdiği ile beraberdir