|
Doktor Mehmet bey öğrencilere döndü ve anlatmaya başladı.
- Bu bedenlerimiz var ya arkadaşlar, hepimiz için birer binek gibidir. Hani son model araba demiştik ya, tıpkı onun gibi birer binektir bu bedenlerimiz. Peki binekle ne yapılır? Adı üstünde, binek! Yani binilir, sonra da gidilecek yere gidilir. Böyle olursa bineği amacına uygun kullanmış oluruz. Biz ona bineriz, gideceğimiz yolu gösteririz, o da bizi istediğimiz yere götürür. Peki ya tersi olursa? O zaman ne olur? Roller değişir. Binmemiz gereken bineği sırtımıza almış oluruz. Bu sefer o bizim üstümüze biner, biz onu değil o bizi istediği yere götürür. Kimisi şöyle düşünebilir: "Ya, ne fark eder ki, öyle de gidiyorsun, böyle de gidiyorsun. Maksat gitmek değil mi, arkadaş?"
Hiç fark etmez olur mu? Fark eder, hem de çok ama çok fark eder. Bunu biraz açıklayalım.
İnsanın bir gayesi, hedefi olur. Gitmek istediği bir yer vardır. Bunun için de bir binek lazımdır. Bineğine biner ve varmak istediği güzellikler diyarına doğru seyahat eder. Tabi bu bineğin yol boyunca ihtiyaçları olacaktır, yemek ister, su ister, ihtiyacı bitmez kısacası. Ama bu bineğin aklı yok ki. Adı üstünde, binek dedik, adam demedik ya. Sadece ihtiyaçları ile yetinse problem yok. Ama o öyle mi? Her hoşuna gideni ister. Faydalıdır, zararlıdır ayırt etmez. İster de ister. Bir ölçüsü yoktur, sınırı yoktur, doyması ise hiç yoktur. Fakat bu bineğin üstünde bir insan vardır, bir adam vardır. Bineğinin huyunu, suyunu bilir. Ne zaman yedireceğini, neyi ne kadar vereceğini bilir. Kontrolü daima elinde bulundurur ve böylelikle önünde duran uzun yolda hızlı bir şekilde yol almasını bilir. Tabi bu yolculukta binek acıkır da adam acıkmaz mı? O da acıkır tabi. Fakat onun gıdası bineğinki ile aynı değildir gayet tabi. Yol boyunca kendisine lazım olan gıdanın ne olduğunu, bu gıdayı nerede bulabileceğini, nasıl temin edebileceğini bilir ve neticede ona göre davranır, gıdasını almayı hiçbir zaman ihmal etmez. Kendisini aç bırakmadığı gibi etrafındakilerin de aç kalmasına müsaade etmez. Onlara da ikram eder veya nereden, nasıl temin edebileceklerini tarif eder.
Arkadaşlar! Şu ana kadar anlattıklarım yolculuğun olması gereken şekli idi. Peki ya tersi olursa, o zaman ne olur? Biraz da ondan bahsedelim.
Eğer ki insan bineğinin huyunu bilmez, dizginlerine sıkıca yapışmazsa çok geçmeden işler tepetaklak olur. Bir acayip hal alır. Bakarsın ki binilecek şey herifin sırtında. Yüklenmiş bineği, gitmeye çalışıyor ama ne mümkün. Bir sağa çarpıyor, bir sola. Merak edip de biraz takip edersen görürsün ki belli bir süre sonra bu acayip hal o kişi için gayet normal bir hal alır. Sanki olması gereken böyle imiş gibi davranmaya başlar. Binek ne derse onu yapar, nereye git derse oraya gider, kısaca bineğin emrine amade biri oluverir. Ne büyük ahmaklık! Binek hiç güzel yerlere gitmek ister mi, öyle bir gayesi olur mu? Olmaz tabi! Aklı yok ki iyi şeyler istesin. Onun istediği tek şey kendi arzularına kavuşmak olacak. Faydalı, zararlı, iyi, kötü diye bir ayrımı olmayacak, onu besleyen şeylere ulaşmak ve ölçüsüzce kullanmak isteyecek. Bu arzularına ulaştıkça kuvvetlenecek, ulaştıkça kuvvetlenecek ve neticede ipleri tamamen eline alacak. İş bu hale varınca bakmışsın ki adam da binek gibi olmuş. Artık bineğin gıdasını kendi gıdası sanmaya başlamış, kendi gıdasını ise yemez olmuş. Bu durum, etraftaki güzel ve leziz yiyecekleri bırakıp da atının yediği samanla karnını doyurmaya çalışan kimseye benzer. Ne acayip bir hal, değil mi?
Mehmet bey biraz durakladı, derince bir nefes aldı ve tekrar öğrencilerine dönüp anlatmaya devam etti.
- Arkadaşlar! Birkaç sene sonra hepiniz iyi birer hekim olarak okulunuzu bitireceksiniz inşallah. O zaman geldiğinde bu bilgiler eminim ki çok işinize yarayacaktır.
Arkadaşlar!
Hastalarınıza sadece biyolojik canlılar gözüyle bakmayın. Karşınızdakinin bir insan olduğunu unutmayın. Onun bir görünen kısmı olduğu gibi bir de görünmeyen kısmı var. Sağlığın tanımı yapılırken bedeni sağlam olan sağlıklıdır denmiyor. Hatırlarsanız sağlığın tanımında bedenen, ruhen ve sosyal olarak iyi olma halinden söz ediliyor. Hastalarınızın bedenlerinin sağlığı için lazım olan bilgileri derslerinizde görüyorsunuz. Bizim bu anlattıklarımız ise sağlığın tanımındaki diğer unsurlara yönelik bilgilendirme oldu. Aslına bakarsanız bu tanımda yer alan bedenen sağlıklı olmak, sosyal olarak sağlıklı olmak, ruhen sağlıklı olmak birbirinden bağımsız şeyler değildir. Birbiriyle çok yakın ilişki içindedir. Bu sebeple insanın görünmeyen kısmına yönelik öğrendiğiniz her bilgi aynı zamanda görünen yönünü ve bunun hastalıklarının sebeplerini daha iyi anlamanızda da faydalı olacaktır. [devamı var]
|