|
Efendim bu hafta köşemizde, bugünlerin en can sıkıcı ve rahatsız edici konusu olan ve üniversite yönetimlerinin çok büyük bütçeler ayırarak organize ettikleri bahar şenlikleri hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum. Tabi ne kadar bahar şenliği denilebilir bilmiyorum!
Öğrencilerin büyük maddi ve manevi zorluklar içerisinde okudukları üniversitelerde, ders kayıt ücreti veya başka isimler altında öğrencilerden alınan paralar, devlet yardımları ve diğer gelir kaynaklarından elde edilen gelirler üzerinden, yaz aylarının başlaması dolayısı ile adı şenlik fakat içeriği rezalet olan bazı organizasyonlar yapılmakta. Bunlara harcanan zaman ve milyarlarca lira, gençlerin hem eğitim ortamından uzaklaşması hem de bu rezaletler içerisinde kaybolup gitmesine sebep olmaktadır.
Çok özür dileyerek yazıyorum sirk ortamını aratmayacak, panayır görüntüleri veren üniversite kampüsleri ve gençlerin şuursuz halleri ülkemizin akademik ve bilimsel çalışmalarda ne hal içerisinde olduğunu açıkça göz önüne sermektedir. Gerçek hayatta kendisine bir yer edinememiş özenti kültürünün birer ürünü olan yönetici ve eğitimci pozisyonundaki bazı üniversite üyeleri de bu durumdan gayet mutlu ve memnun görünmekteler. Gerek ülke meselelerinde gerekse gençliğin asıl eğitim ve öğretim problemlerinde bu ciddiyet ve memnuniyetlerini takınamayan bu bazı zevatlar, yeri gelince akademik özerklikten çok rahat bahsetmekteler.
Sözlerimi çok uzatmayarak, öncelikle genç arkadaşlarımın bu tür ortamlardan ve bu ortamlarda kendilerine bulaşacak zararlı etkilerden korunmaları için çok dikkatli olmalarını tavsiye ederek yazımı İmam-ı Şafi Hazretlerinin bir sözü ile sonlandırmak istiyorum.
İlmi kibirlenmek, kendini büyük göstermek için isteyenlerden hiçbiri felâh bulmuş, kurtulmuş değildir. Ama ilmi tevazu için, âlimlere ve insanlara hizmet için isteyen, elbet felâh bulur, kurtulur.
İlim öğrenmek için üç şart vardır: Hocanın mahareti, talebenin zeki olması ve uzun zaman.
Selam ve dua ile…
|