|
Yeni bir mesai günü başlamıştı Mehmet bey için. Hastaneye girince doğruca odasına gitti.
Odasında beyaz önlüğünü giyindi, boynuna stetoskobunu astı ve yatakta tedavi gören
hastalarının durumlarını kontrol etmek ve muayene etmek üzere koridora çıktı.
Koridorun bir ucundan başlayarak oda oda gezmeye başladı. Doktorlar buna "vizit yapmak"
diyorlardı ama bu tabir Mehmet beyin pek hoşuna gitmediğinden olsa gerek onun yerine "hasta
ziyareti" demeyi tercih ediyordu.
Nihayet sıra Kaya beye gelmişti. Kapıyı tıklattı ve içeri girdi. Kaya bey doğruldu ve kapıya döndü.
Yüzündeki ifadeden sıkıntılı olduğu ve Mehmet beyin gelmesini heyecanla beklediği anlaşılıyordu.
Doktor Mehmet bey de bunu hissetmiş olacak ki hemen sordu:
- - Kaya bey bu sabah sizi biraz sıkıntılı buldum. Ağrınız mı var? Ben yokken bir rahatsızlık mı oldu?
Derdinin henüz söylenmeden sorulmuş olması Kaya beyi mutlu etmiş olacak ki yüzündeki ifade bir anda değişti. Doktor Mehmet beye durumu heyecanla anlatmaya başladı.
Geceleyin elindeki ağrı ile uyandığını, bunun daha önceki gecelerde de birkaç kere olduğunu anlattı.
Gece uyandıran el ağrısının olması Kaya beyin hastalığının ne olduğuna dair çok önemli bir ipucuydu. Doktor Mehmet bey başka ipuçları da elde etmek için sorularını sürdürdü.
- - Kaya bey, ağrıyan elinizde güçsüzlük de oluyor mu?
- - Evet, doktor bey. Bir şey tutmaya çalışırken, hatta yumruğumu bile sıkarken güçsüzlük hissediyorum. Acayip bir beceriksizlik var. Elime ne alsam sağlam tutamıyor, düşürüyorum.
- - Elinizde uyuşma oluyor mu?
- - Evet, o da oluyor.
- - Peki hangi parmaklarınızda oluyor?
- - Serçe parmağım haricindeki diğer parmaklarımda.
Doktor Mehmet bey diğer sorularını da sorup Kaya beyin cevaplarını aldı ve sonra Kaya beye
hastalığını anlatmaya başladı.
- - Kaya bey, sizin bu hastalığınızın tıptaki adı "karpal tünel sendromu"dur. Tabi haklı olarak o ne diye soracaksınız. Siz sormadan ben size ne olduğunu anlatayım.
Median sinir ismini taşıyan bir sinirimiz var. Bu sinir yukarıdan gelir, bileğimizde bir kanaldan geçer, oradan da elimizdeki kaslara ulaşır. Elimizdeki kasları hareket ettirmemizi sağlar. Aynı zamanda elimizdeki dokunma hissini de sağlar. Şayet bu sinir, bilekteki kanalından geçerken sıkışırsa sizde olduğu gibi bazı rahatsızlıklara sebep olur. İşte bu rahatsızlığa karpal tünel sendromu diyoruz.
- - Peki bu rahatsızlık niye olur, doktor bey?
- - Onu size şöyle anlatayım:
Yumruk atar gibi kolunuzu karşıya uzatabilir misiniz?
Şimdi bu halde iken trafik polislerinin dur işareti gibi elinizi bileğinizden bükerek yukarı doğru hareket ettirin.
Şimdi de aynı hareketi aşağı doğru yapın.
- - Oldu mu?
- - Evet. Bunları size niçin yaptırdığıma gelince:
İlk yaptırdığım trafik polislerinin dur işareti gibi olan harekete tıpta ekstansiyon deniyor. İkinci yaptırdığım harekete ise fleksiyon deniyor. Bileğimizin bu iki yöne yani aşağı ve yukarı hareketi kabaca 70-80 derece kadar oluyor.
Bileğimizi normal, rahat ettiği haline göre aşağı veya yukarı hareket ettirirsek bileğimizdeki az önce bahsettiğimiz sinirin içinde bulunduğu kanal üzerindeki basınç artacaktır. Bunun bir zararı olmaz. Ama bu kanal üzerindeki basınç uzun müddetler boyunca yüksek kalırsa mesela bileğimizi uzun süre ters bir pozisyonda tutarsak işte o zaman problemler başlar. Kanal üzerindeki basınç uzun süre yüksek kalınca, içinden geçen sinir sıkışır ve hasar görür. Neticede sizde olduğu gibi rahatsızlıklar
ortaya çıkar. Bu bahsettiğim şeyler uzun süre bileğin bükülü kaldığı mesleklerde sık görülür. Mesela
bilgisayarda yazı yazanlarda filan görülmektedir.
- - Peki doktor bey, ben ne bilgisayarda yazı yazıyorum, ne de başka iş yapıyorum. Devamlı hastanedeyim, yataktayım. Bu hastalık bende niye ortaya çıktı ki?... [Devamı var]
|