|
Yaz ayları yaklaştıkça evlenmeler artmakta, düğünler çoğalmaktadır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da doğru nedir, nasıl yapılmadır karıştırılmakta, yapılan işin Rıza-i İlahiye’ye uygun olmasından ziyade “el ne der” diye hareket edilmekte, dolayısıyla da yanlışlar yapılmaktadır. Kız görmek, söz, nişan, eşya alınması, ev kiralanması, davetiye bastırılması, düğüne davet edileceklerin çağırılması, nişanda giyilecek elbise, gelinlik, damatlık, düğünün yapılması ve daha birçok konuda “neresini düzeltelim ki” babından inanılmaz hatalar görülmektedir. Bir misal : Bizim yaşadığımız çevrede maalesef düğünler apartmanların bahçesinde yapılmakta. Apartman bahçesine sıra ile sandalyeler dizilmiş, kulakları sağır edercesine bir müzik eşliğinde bahçenin ortasında, kadınlar çıkıp oynuyor erkekler seyrediyor, erkekler çıkıp oynuyor kadınlar seyrediyor. Güya haremlik selamlık bir düğün yapıyorlar. Yapılan yüzlerce hatadan bir kare.
Yukarda bahis geçen evlilik konularından Çeyiz üzerine Mehmet Oruç abinin bir makalesini sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Hz. Fatımanın çeyizi
Hz. Ali'nin vermiş olduğu mehrin bir kısmı ile Hz. Fatıma validemiz için alınan çeyiz ve ev eşyası on sekiz parçadan ibarettir.
Resul-i Ekrem . 400 dirhemlik mehirden Hz. Ebu Bekir'e 63 dirhem vererek, çeyiz satın almak üzere, onu çarşıya gönderdi. Bunların taşınmasına yardım etmek üzere Hz. Selman ile Hz. Bilal'i yardımcı verdi. Alınan on sekiz parça eşya şunlardır:
3 adet minder, 1 adet seccade, 1 adet içi hurma lifiyle doldurulmuş yüz yastığı, 2 adet el değirmeni, 1 adet su tulumu, 1 adet su testisi, 1 adet meşin su bardağı, 1 adet elek, 1 adet havlu, 1 adet koç postu, 1 adet alaca kilim, 1 adet sedir [divan], 2 adet Yemen işi alaca elbise, 1 adet kadife yorgan.
Hz. Ebu Bekir bunları getirdiğinde, cihanın Fahr-i Ebedisi Hz. Muhammed yaşlı gözlerle şöyle dua etti: "Ya Rabbi, senin sevmediğin israftan çekinen kimselere bu eşyayı hayırlı kıl."
İşte Hz. Fatıma, bir ev için en zaruri ihtiyaçlardan bulunan bu kadarcık bir ev eşyası ile gelin oldu.
Zamanımızda yapılan düğünlerde o derece lüks ve israfa kaçılmaktadır ki, bir yuvayı kurmak pahasına oğlan ve kızın babaları çökmektedirler. Birçok aile de istenilen eşyalarının fazlalığı yüzünden çocuklarını evlendirememektedir. Müslümanların bu konuda çok anlayışlı olması lazımdır.
Çoğu zaman yapılan eşya ile bir tuhafiye ve konfeksiyon mağazası açmak mümkün olabilir. Bunların hepsini giymeğe bir ömür kafi gelmez. İnsan daraldığı zaman satayım dese, kıymeti üzerinden müşteri bulması mümkün değildir. Bunların çoğu sandıklarda çürür ve bozulur gider.
Masraf ihtiyaca göre yapılacak iken, bu ölçü terk edilerek, irada göre sarfiyata gidilmekte ve hatta çoğu zaman bunu da aşmaktadır.
Bizlere örnek olması için Hz. Âişe validemizin ev eşyasını da bildirelim:
1 adet sedir, 1 adet hasır, 1 adet yatak, 1 adet yastık, 2 adet çanak (un ve hurma koymak için), 1 adet su kabı, 1 adet su tası.
|