Primary Color:
Primary Text:
Secondary Color:
Secondary Text:
Tertiary Color:
Tertiary Text:
Renk Seçimi
Önizleme
FeaturesTypographyTutorials
Modül Başlıkları
Home
Module Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Ut non turpis a nisi pretium rutrum. Nullam congue, lectus a aliquam pretium, sem urna tempus justo, malesuada consequat nunc diam vel justo. In faucibus elit at purus. Suspendisse dapibus lorem. Curabitur luctus mauris.

Module Title
Module Title
Açiklamalar

Sol taraftan renk ve desen seçimini yaptıktan sonra aşıdaki UYGULA tuşuna tıklayın.

UYGULA
Oğlundan mektup var Fahri Ağabey PDF Yazdır E-posta
Bu hafta değişik alanda yazan bir yazar abi’den alıntı yaptık. Konu  yakın geçmişde aramızdan ayrılan FAHRİ ağabeymiz   olduğudan, ayrıca yazarında şahit olduğu   ibretlik bir hadiseyi kapsadığından ( tanıyanlar çoğunlukta olmasına rağmen tanımayan kardeşlerimizin FAHRİ ağabeyi tanıması için) aktarmayı arzu ettik.
       Ölüm ansızın geliyor. Büyüklerin buyurduğu gibi mühim işleri hemen yapmalıyız, mühim olmayanları daha sonraya bırakmalıyız.

      Akıllı olanlar  kazançlı alış verişi  tercih ederler.  Neyi verip neyi aldıklarına dikkat ederler. Herhalde bu hadiseden çıkartabileceğimiz   kıssanın birisi bu olsa gerek.

       
Gözü Yaşlı Öyküler
Sadık Söztutan Abi’nin 25 Mayıs 2008  Tarihli Türkiye Gazetesindeki Yazısı.
 

Oğlundan mektup var Fahri Ağabey

 

Küçük cüssesi, büyük yüreği ile yorgun argın kendisini odama taşıdığında, hastaydı.
O gün, fersiz gözlerini son kez gördüğümü bilmiyordum.
Kısa sohbetimizden aklımda kalan, “Oğlum Amerika’da doktor. Kerata yirmi altı yaşına geldi, üstelik okul hayatının çoğu gurbette geçti ama henüz bir tane mektubunu almış değilim” cümlesiydi.
O gittikten sonra, Cleveland’da diş doktorluğu yapan oğluna mail yazdım ve babasının bu üzüntüsünü aktardım.
“Hiç düşünmemiştim, elbette yazarım” dedi.
Ben de, “Sen mektubu mail olarak bana gönder, ben kağıt çıkış alıp zarfa koyayım, şöyle somut ve ele avuca gelir hakiki bir mektup olsun” dedim.
***
Bir hafta sonra, aynı gün, hem Fahri Ağabey’in vefat haberini, hem de oğlunun mektubunu aldım!
Mektup şöyleydi:
***
“Bir rüya gördüm baba...
Küçük bir çocuğum, seni arıyorum sabahın çok erken bir vaktinde. Düşüyorum peşine... Sonra küçük bir camide, başında siyah takke, üzerinde uzun palto ve o her zamanki ağır halinle namaz kılarken buluyorum seni...
Bir rüya gördüm baba...
Bir akşamüzeri Yeşilırmak boyunca evimize doğru yürürken sana Yavuz Sultan Selim Han’ın neden küpe taktığını soruyorum. Sen açıklıyorsun, ben dinliyorum ama bir taraftan da köşedeki dondurmacı hâlâ açık mı diyerek gözlerimi o tarafa bakmaktan alıkoyamıyorum.
Bir rüya gördüm baba...
İstanbul’da bir vakıf yurdunda sen bir konuşma yapıyorsun. Bilgiyi özümseme, kullanma ve öğrenme teknikleriyle ilgili. Sonra başından geçen bir hadiseyi anlatıyorsun. Hani sen ortaokulda iken, öğretmeninin sodyumu suyun içine bırakmasıyla meydana gelen cızırtıyı...
Bir rüya gördüm baba...
Ünye’den otobüsle yola çıkmışız. Bir yerlerde mola veriyor otobüs on dakika... Dışarısı soğuk diye çıkmıyor kimse. Sen namaza gidiyorsun akşamı kaçırmamak için... On dakikalık mola oluyor otuz dakika. ‘Şoför bey, şimdi gelecek’ diye otobüsü bekletiyoruz.
Bir rüya gördüm baba...
Amasya’nın bir köyünde, kalabalık arasında bir adam, bütün gözler üzerine çevrilmiş, o onca göze aldırmadan haykırıyor hakikatleri... Din ve vatan sevgisinden bahsediyor. Ben biraz tedirgin, ama çok da gururla bakıyorum babama...
Bir rüya gördüm baba...
Ailece bir dost ziyaretinden dönerken dizlerim tutuluverdi, yürüyemedim. Omzuna alıverdin beni... Sonra anneme döndün, ‘Biz şimdi bunu taşıyoruz ama ileride bu da bizi taşıyacak mı?’ diye tebessümle sordun. Şimdi ben, uzak diyarlarda bir cam kenarında biyokimya çalışırken dışarıda yağmur yağıyor. Canım ders çalışmak istemiyor baba. Önümdeki sayfada bir reaksiyon zinciri... İçinde sodyum da var... Hani cızırdayan sodyum... Nedense benim de içim cızırdıyor... Seni omzuma almak istiyorum baba...
Dr.Nurettin Öztürk, St.Luke’s Hospital, Cleveland”
***
Göz yaşlarımın perdelediği saati zor seçtim; oğlunun omzuna almak için artık geciktiği Fahri Ağabeyim, kendisini seven insan selinin ihlâslı omuzlarında son yolculuğuna çıkmıştı tam o saatlerde...

 
 
< Önceki   Sonraki >
<align='middle'>sevgimuhabbet sevgimuhabbet - Oğlundan mektup var Fahri Ağabey
RocketTheme Joomla Templates