|
Dünya ve ahıret se’âdetlerinin başı, en iyisi, Allahü teâlânın rızasına, sevmesine kavuşmakdır.Bu da, şeriate uyarak, farzları, sünnetleri yaparak ve haramlardan,mekrûhlardan sakınarak kazanılır. Fekat, bunları ihlâs ile yapmak şartdır.İhlâs, kalbin temiz olması demekdir.Kalbin temiz olması da, dünyaya düşkün olmaması, onu sevmemesi, yalnız Allahü teâlâyı sevmesidir.Kalbin Allahü teâlâyı sevmesi için, bir şey yapmak, çalışmak lâzım değildir.Kalb, dünya sevgisinden kurtulursa, Allah sevgisi kalbe kendiliğinden yerleşir.Kalbin dünya sevgisinden kurtulması için, dünyayı unutması lâzımdır. Dünyayı unutmağa (Fenâ fillah) denir.Fenâ fillaha kavuşmak, çok zikr yapmakla veyâ bir mürşid-i kâmilin sohbetinde bulunmakla olur.
Zikr üç nev’dir: Kalb ile çok çok (Allah) demek , kalb ile çok çok (Lâ ilâhe illallah)demek ve şeri’ate uyarak, san’at, ticâret ve her mubâh işleri yapmakdır. İlk ikisinin te’siri daha seri’ olur.Mürşid-i kâmil bulunmadığı zemânlarda, bir mürşidin hayatını okuyarak, onu çok sevip, çok hatırlamak, ona yalvarmak da, fenaya kavuşmağa yardım eder. Kabrini ziyâret edince, fâidesi daha çok olur.Kalb fani olunca, aklın, fikrin ve hafızanın da dünya işlerini unutması icab etmez.Kalb fani iken de, bütün organlara, akla, fikre, hafızaya her nev’ dünya işlerini yapdırır, başka insanlar gibi dünya işlerine de çalışır.Bütün insanlık vazifelerini yapar.Bütün yapdıkları zikr olur…
|