|
Ayıplanma korkusu dinimizin bir haram ettikleri bir işi yapmaya karşı ise bu iman alametidir. Haya etmek utanmak lazımdır, hatta çok da sevap olur. Eğer dinimizin bir emrini yerine getirmek için ayıplanmaktan korkuyorsa ebedi seadetinin mahvolmasına sebep olur. Bir çok insan başkaları tarafından ayıplanırım , herkes namaz kılana hoca, ne o ne zaman uçaçan gibi şeyler söylemesinden çekindiği içinde kendisine göre kolay olan tarafı seçmekte. Bu gibi düşünceler önceleri inamıyarak yapsa da daha sonra dinini geçmişini anlatan yayınları takip etmemediği için bu taraf zayıf kalmakta ve , din düşmanlarının yayınlarını takip ettiği içinde düşmanı olup çıkmışdır.
İnsanların kötülemelerinden ve ayıplamalarından korkmaya karşı ilaç olarak şöyle düşünmelidir: Kötülemeleri doğru ise, ayıplarımı bana bildirmiş oluyorlar. Bunları yapmamaya karar verdim demeli, böyle kötülemelerden ferahlık duymalıdır. Onlara teşekkür etmelidir.
Hasan-ı Basri hazretlerine, birisinin kendisini gıybet ettiğini haber verdiler. Ona bir tabak helva gönderip, (Sevaplarını bana hediye ettiğini işittim. Karşılık olarak bu tatlıyı gönderiyorum) dedi. İmam-ı a'zam Ebu Hanife'ye, birisinin kendisini gıybet ettiğini söylediler. Ona bir kese altın gönderip, (Bize verdiği sevapları arttırırsa, biz de karşılığını arttırırız) dedi.
Yapılan kötüleme yalan ise, iftira ise, zararı söyleyene olur. Onun sevapları bana verilir. Benim günahlarım, ona yüklenir demelidir. İftira etmek, nemmamlık yapmak [söz taşımak], gıybet etmekten daha fenadırlar.
|