|
Peygamberimiz ’’sallallahü aleyhi ve sellem’’ buyuruyorlar ki; (İyi müsliman vaktini müslimanlığın iyiliği güzelliği, vaktlerini kuvvetlendirmekle anlaşılır) Malayani ile boş olan, ne dünyaya ne ahırete hiç fâidesi olmıyan işlerle uğraşanlardan Allah eder, yüz çevirir. Ve insanlar da o şerit gibi, sinema şeridi gibi, film şeridi gibi önünden geçerken, o boş kareler önünden geçdikce kahr olur, keşke bir Allah deseydim, yahutta, bir iş yapsaydım, bu kareler boş geçmeseydi. Ömrümün şu safhaları bomboş geçmiş diye üzülürlermiş. Boş geçmek bir yana, ya günahlarla, haramlarla, isyanlarla geçmişse? Allah korusun. İnsan, en adi, bayağı insanın yanında, yapdığı pislikleri gösterseler veya başkaları muttali olsa, insan helâk olur, hicabından, hayasından, utancından…Ya Cenâb-ı Hakkın huzurunda, hele hele sevdiği ana-babasının, hocasının, arkadaşının yanında bütün pislikleri insanın önüne dökülse kahrolur. Onun için biz , Allahımızdan af ve mağfiret diliyoruz. Af, bağışlanmak, mağfiret, günahların kökünden silinmesi demek. Yok yani. Ne sana gösteriyor. Siliyor Cenâb-ı Hakk, kökünden kazıyor. Mağfiret. Ve ahıretde en çok afiyet ve mağfirete kavuşacak olanlar dünyada iken insanların kusur ve kabahatlerini affedenler olacakdır. Dünyada insanlar birbirlerinin ne kadar kusurlarını kabahatlerini örterse, affederse Allahü teâlâyı da o şeklde affedici bulur. Buyuruyor ki, Allahü teâlânın size nasıl muamele etmesini istiyorsanız, sizde Allahın kullarına öyle muamele ediniz. Eğer siz Allahü teâlânın, kullarını severseniz, Allahü teâlâ da sizi sever. Eğer siz, Allahü teâlânın kullarına iyilik ederseniz, ihsanda bulunursanız, Cenab-ı Hakkda size iyilik eder. Allahü teâlânın size nasıl muamele etmesini istiyor iseniz, siz de Allahın kullarına öyle muamele ediniz. Kırıp döküyorsun, bağırıp çağırıyorsun, hakaret ediyorsun, aynısını bulursun, hiç üzülme. Ve ya zulm ediyorsan görürsün, hakkını yiyorsan kimmiş haklı kimmiş haksız. O halde, kaybeden kârda. Dünyadayken kaybeden öbür tarafda kârda. Dünyadayken kâr ettim zanneden öbür tarafda zararda…
|