|
Sadece Beden Temizliği Yetmez Ali Havvâs Berlisî hazretleri buyuruyor ki: Ey kardesim, taharet, ancak bedenin uzuvlarinin zahiren ve bâtinen; temizlik, güzellik, paklik ve nurluluğunu artrrmak için emrolunmustur.Peygamber efendimiz; (Temizlik, Müslümanlığın yarısıdır) ve ; (Müslümanlık temizlik üzerine kurulmuştur) buyuruyor. O hâlde, temizliğin bütün bu fazileti ve büyüklüğü, yalnız beden ve elbisedeki su ile olan temizlikte zannedilmesin. Temizlik dört derecedir: 1. Derece: Kalbin özünün Allahü teâlâdan gayri her şeyden temizlenmesidir. Nitekim Cenâb-i Hak; (Allah de ve onları kendi oyunlarına bırak) buyuruyor. Bundan maksat şudur ki, kalb Allahü teâlânin gayrisinden boşalırsa, Allahü teâlâ ile meşgul olur. Ona dalar. Bu da "La ilahe illallah" kelimesinin hakikatidir. Bu, siddîkların iman derecesidir. Allahü teâlâdan gayri şeylerden temizlenmek, arınmak imanın bir yarısıdır. Allahü teâlâdan gayri olanlardan temizlenmeyince, Hak teâlânin zikri ile süslenmiş olamaz. 2. Derece: Kalbin dışının, haset, kibir, riya, hırs, düşmanlık, gösteriş için süslenmek ve buna benzer kötü ahlâklardan temizlenmesidir. Ancak böylece, tevazu, kanaat, tevbe, sabır, korku, ümit, muhabbet ve buna benzer iyi sıfatlarla ahlâklanabilir. Bu müttekî olanların iman derecesidir. Kötü ahlâktan temizlenmek de, imanın bir yarısıdır. 3. Derece: Bedenin uzuvlarının, gıybet, yalan, haram yemek, hıyanet etmek, namahreme bakmak ve bunun gibi günahlardan temizlenmesidir. Böylece, her işte edepli ve emre amade olur. Bu, zâhidlerin iman derecesidir. Bedenin bütün uzuvlarını haramdan korumak da, imanın bir yarısıdır. 4. Derece: Elbisenin ve bedenin necasetten temizlenmesidir. Ancak böyle beden, rükû, secde ve namazın diğer şartlarıyla süslenir, zinetlenir. Bu, bir Müslümanın temizlik derecesidir. Kâfir ile Müslüman arasındaki fark buna riayet etmektir. Bu da imanın bir yarısıdır. O hâlde buradan, her derecede temizliğin imanın yarısı olduğu anlaşılıyor. En önceki de yarısı olduğu için, (Müslümanlık temizlik üzerine kurulmuştur) buyuruldu. Herkesin, temizlik denince aklına geldiği ve herkesin buna gayret ettiği beden ve elbise temizliği, taharetin, temizliğin en sonuncusudur. Fakat bu, kolay olduğu ve nefsin de bunda payı bulunduğu içindir. Çünkü nefs temizliği sever, onda rahat eder, herkes onu görür ve onun zâhidliğini bununla bilir. Bunun için insanlara kolay gelir. Fakat kalbi haset, kibir, riya, dünya sevgisinden, kötülük ve günahlardan temizlemekte, nefsin hiç payı yoktur. İnsanların gözleri de bunu görmez. Bu insanların değil. Allahü teâlânın nazargâhıdır. Bunun için herkes buna rağbet etmez. Taharetin sırrı şudur ki; elbiseyi ve bedeni temizlenmek; kılıfı, dışı temizlemektir. Bu temizliğin ruhu, kalbin tevbe etmekle, pişman olmakla ve kötü huylardan uzak olmakla temizlenmesidir. Çünkü kalb, nazargâh-ı ilâhidir. Namazın hakikatinin yeri kalbdir. Beden ise namazın suretinin yeridir.
|