|
Bizim için yaşamak..
Dervişin biri, dağ-bayır dolaşırken havanın kararmakta olduğunu fark edince, geceyi geçirebileceği, sığınacak bir köy arar. İlerde bir köy görür ve oraya yönelir.
Yolu mezarlıktan geçer. Bu sırada gözü mezar taşlarına takılır.
'Ali oğlu Veli 3 gün yaşadı', 'Hüseyin oğlu Ahmet 267 gün yaşadı', 'Derviş kızı Ayşe 357 gün yaşadı' gibi pek çok mezar taşı görünce köyde salgın hastalık bulunduğu düşüncesine kapılır ve koşarak oradan uzaklaşır.
Dönüş yolunda iki köylü ile karşılaşır; onlar da köye doğru gitmektedir.
Derviş, 'Aman gitmeyin bu köyde salgın hastalık var' der. Köylüler bu kanaate nerden vardığını sorunca, Derviş mezar taşlarını örnek verir. Bunun üzerine köylüler, Derviş'e açıklamada bulunur:
''Orası bizim köyümüz, salgın falan yok. Bizim köyde kim ki arkadaşları, eşi dostu ile mutlu bir gün geçirmiş, insanlara hayırlı bir iş işlemiş yada hizmet etmiş, o akşam yatmadan evvel kapısının arkasına o gün için bir çizik atar. Biz de onun ölümü halinde gider o çizikleri sayar ve o kadar gün yaşadı diye mezar taşına yazarız.
Bizim için yaşamak budur.''
|