|
Ø Allahü teâlânın emr ve yasaklarına riâyet edilmezse, nemâz kılınmazsa insanın başına bir çok belâ ve musîbet gelir.
· Rızıklar daralır.Eskiden evlerde bir kişi çalışır rahat geçinilirdi.Şimdi îcabında 2-3 kişi çalışıyor.Fekat yinede sıkıntıdan kurtulmak mümkün olmuyor.
· Hastalıklar artar.Evler ilâç deposu gibidir.
· Emniyet olmaz.Her tarafı terör, anarşi, hızsızlık, dolandırıcılık sarar.Kimsenin kimseye îtimâdı kalmaz.
· Merhamet ortadan kalkar.İşçi perişan haldeyken patronu su gibi para harcar.Tok açın halinden anlamaz.İşçi patronuna düşman olur.
· Hanım kocasını, çocuklar anne ve babalarını dinlemez olur.
· Komşular birbirini sevmez.Hal böyle olunca iş yerinde ve evlerde huzur kalmaz.Herkes kendini düşünür.
Halbuki dinimize göre müslimânlar bir vücûdun organları gibidir.Darda olana yardım edilir.Birine bir zarar gelirse bunların hepsi zarar görür.
Ø Başarının sırrı tâbi’ olmakdır.Ya’nî söz dinlemekdir. Ya’nî peki demekdir.Bir büyüğe kavuşdukdan sonra akılını terk et!Aklını, tâbi’ olmakda ve ihlâsı artırmakda kullan!
Ø Allahü teâlâ, ‘‘Beni ararsanız, kalbi kırıkların yanındayım’’ buyuruyor.
Ø Bir kimse düâ ederken yalnız kendisine düâ edip ana ve babasına ve diğer müslimânlara düâ etmiyorsa gafletdedir.
Ø Bir kimse, Cami’e girdiği halde 2 rek’at olsun nemâz kılmaz ise gafletdedir.
Ø Bir kimsenin kabristandan geçerken mevtâlara selâm vermemesi gafletindendir.
|