Kariyer sahibi bir.. PDF Yazdır E-posta
Kariyer sahibi bir kadınla evlenmek

Bu hafta sizlere “Ne yaparsanız yapın ama asla kariyer sahibi kadınla evlenmeyin” diyen Amerikalı Forbes dergisi yazarının makalesini hiçbir kelimesine dokunmadan gönderiyorum. Bu yazının yayınlanmasından sonra ortalık karışıyor ve gelen tepkiler üzerine aynı gün bu yazı internet sitesinden kaldırılıyor. Bir iki açıklamayı mavi yazı ile belirttik.

Kadınların kariyeri evliliği yıkıyor mu?

Kariyer sahibi kadınlarla evlenmeyin´ başlıklı ve yayınlandığında tepki alan yazı:

Erkeklere bir tavsiye. Güzel veya çirkin; kısa veya uzun boylu; sarışın veya esmer... Evleneceğiniz kadın nasıl olursa olsun, kesinlikle kariyer sahibi olmasın. Neden? Çünkü pek çok sosyal bilimci kariyer sahibi kadınlarla olan evliliklerin sağlam olmayacağı konusunda hemfikir. Aslında her ilişki kendi içinde stres barındırabilir. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalar, çalışan kadınların boşanmaya ve aldatmaya daha yatkın olduklarını; çocuk doğurmaktan da kaçındıklarını gösteriyor. Ayrıca çocuk doğursalar bile bundan mutsuz olma ihtimalleri çok yüksek. Araştırmaların bulunduğu bir yayın olan Social Forces´ta son zamanlarda çıkan bir araştırmanın sonuçları, ´ekmek getirmekle´ yükümlü olan öncelikli kişinin erkek olduğu evlerde, kadınların daha mutlu olduğu yönünde.[Evin nafakasını temin etmekle yükümlü olanın erkek olduğu dinimiz tarafında bildirilmiş. Ne yazık ki biz bunun 21.yüzyılda yabancılar tarafından söylendiğini belirterek doğruluğunu ispata çalışıyoruz.]. Mutlu bir son olmasa da, başarılı erkekler başta olmak üzere pek çok erkek benzer özlemlerle kadınlara ilgi duyuyor.

Tipik kariyer sahibi kadın iyi eğitimli, bilgili ve hırslı olur. Bunlar ilk bakışta güzel özellikler, değil mi? Tabii ki... Ama en azından evlenene kadar. Sonra, o daha başarılı oldukça sizden daha az memnun olmaya başlıyor. Durum tanıdık geliyor mu? İstikrarlı bir ilişki pek çok faktörün bir araya gelmesinden oluşuyor. Bunların arasında eşinizin ailesi, kaç yaşında evlendiğiniz, hangi ırktan olduğunuz, dini inançlarınız ve sosyo-ekonomik statünüz yer alıyor. Tabii ki çalışan kadınların da mutlu evlilikleri oluyor. Ancak çalışmayan kadınlara göre daha az. ´Kariyer sahibi kadın´ olmanın da bazı kuralları var. Örneğin bir kadına kariyer sahibi diyebilmek için o kadın üniversite eğitimi almış olmalı, haftada 35 saatten fazla ev dışında çalışıyor olmalı ve yılda 30 bin dolardan fazla kazanıyor olmalı.[Ülkemizde bir üniversite mezunu kadın, ister kamuda ister özel sektörde çalışsın hafta en az 40 saat çalışıyor. Burada belirtilen 30 bin doların Amerika şartlarında olduğunu unutmayalım. Ülkemiz için bu rakam çok daha düşük.] Eğer yapılan çalışmalara inanıyorsanız, bu özelliklere sahip bir kadınla evlenerek başınızı belaya soktuğunuzu kabul etmeniz gerekiyor. Journal of Marriage and Family´de (Evlilik ve Aile Dergisi) 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre bu kadınlar işlerini bırakıp, evde oturup çocuk bakmaya başladıklarında mutsuz oluyorlar. Social Forces´ta (Toplumsal Güçler) bu yıl çıkan bir habere göre kocalarından daha çok para kazandıklarında da mutsuz oluyorlar. Journal of Marriage and Family´de 2001 yılında yayınlanan araştırmaya göre ise kadınlar kocalarından çok para kazandıklarında, bu kez mutsuz olan taraf erkekler oluyor. Neden?

Aslında çalışan kadınlarla boşanma oranları arasında ekonomik teoriye ve sağduyuya dayalı karışık ve tartışmalı bir ilişki bulunuyor. Klasik ekonomide evlilik bir işbölümü anlamına geliyor. Geleneklere göre erkekler ev dışında çalışarak para kazanır; kadınlar ise ev işlerini yapar ve çocuk büyütür. Her işi yapan kişi bellidir. Ve bu işbölümü kimin evde kimin ev dışında olduğunu umursamadan yapılmıştı. Nobel ödüllü Gary S. Becker´a göre, evliliklerdeki işbölümü azaldığında; örneğin her iki taraf da kariyer sahibi olduğunda çiftler için evliliğin değeri baştan aşağıya düşüyor. Çünkü bir evliliğin devam etmesi için gerekli olanların çok azı yapılıyor. Bu da taraflar için hayatı zorlaştırıyor ve boşanmalar artıyor. Deneysel çalışmaların hepsi bu sonuca varıyor. 2004´te John H. Johnson yaptığı araştırmalara göre çiftlerin çalışma saatleri arttıkça boşanma olasılıkları da artıyor. Aslında kadınların çalışma saatleri bu ihtimali artırırken, erkeklerin çalışma saatleri boşanma durumunda etkili olmuyor. "Ayrıca her iki tarafın da çalıştığı evliliklerde boşanma oranı, tek tarafın çalıştığı evliliklerden daha fazla," diyor Johnson. Kariyerin evliliğe zarar vermesinin bir diğer sebebi ise çiftlerin farklı insanlarla daha çok zaman geçirmesine imkân tanıması. Yani eşiniz ev dışında çalışıyorsa sizden daha çok beğeneceği biriyle tanışma ihtimali fazladır. "Çalışma ortamı potansiyel eş bulma yerleridir," diyor araştırmacı Adrian J. Blow. [Çalışan bir kadın çalıştığı işyerindeki erkeklerle en az 8 saat birlikte iken, kocası ile 2-3 saat birlikte olmaktadırlar. Tersi erkek içinde geçerli. Haliyle bu uzun zaman içerisinde taraflar birbirlerini tanımakta ve yakınlaşabilmektedir.] Dahası, yayınlanan haberlere göre iyi eğitim almış çiftler, evlilik dışı ilişkiye daha yatkın oluyor. Örneğin yılda 30 bin dolardan fazla kazananların aldatma ihtimali daha fazla. Eğer aldatma boşanmaya neden oluyorsa, başınız gerçekten belada demektir.

 
< Önceki   Sonraki >

Üye Girişi

Muhabbet Köprüsü