|
Abdullahi Ensari hazretleri buyurdu ki:
Günahın küçüklüğüne ve büyüklüğüne değil, günahın kime karşı işlendiğine bakmalıdır. Böyle düşünen bir kimse hiçbir günahın küçük olmadığını anlar ve günah işlemekten çok çekinir.
Allahü tealanın sevdiği kullarının yolunda olmak ile dünyaya kıymet vermek, yani dünya nimetlerine düşkün olmak bir arada bulunamaz. Tasavvuf yolunda bulunduğunu iddia eden bir kimsenin kalbinde, dünya nimetlerinin zerre kadar kıymeti bulunursa, yağdan kıl çeker gibi, o kimseyi bu yoldan ayırırlar. Çünkü Allahü tealanın dostları bu dünya nimetlerine hiç kıymet vermezler. Yani dünya nimetlerinin ele geçmemesine hiç üzülmezler. Bu dünyayı bir lokma haline getirip de bir velinin ağzına koysanız israf olmaz. Çünkü israfın hakikati, bir şeyi Allahü tealanın rızasına aykırı olarak kullanmaktır.
Ey insan, yapmış olduğun ibadetleri beğenmemelisin. Yani yapmış olduğun ibadetler, sana tatlı gelmemeli ve onlarda lezzet aramamalısın. İbadetleri sadece Allahü tealanın emri olduğu için yapmalıdır.
Talihsizliğin zarar ve ziyan içinde bulunmanın en büyük ve en açık alameti, Allah yolunda hergün bir miktar ilerleyememektir.
Malı seviyorsan yerine sarf et, yani Allah rızası için harca da, o mal sana sonsuz arkadaş olsun.
Şunu da bil ki, Allahü teala kendi rızasını kazanmak isteyenlerin yardımcısıdır.
Yine buyurdular ki:
Üç kısım ilim vardır. Bunlar tevbe, tevekkül ve hakikat ilimleridir. Tevbe ilmini büyük küçük bütün insanlar kabul etmişlerdir. Tevekkül ilmine gelince, bunu sadece büyük ve seçilmişler kabul etmişlerdir. Hakikat ilmine gelince, bu ilim insanların ilim, akıl ve anlayış seviyelerinin çok üstünde olduğu için onu çok kimseler anlayamadılar.
Allahü tealanın azabına en çok müstehak olanlar, her an yani devamlı gaflette bulunanlardır. Bunlar başlarına gelmesine mukadder olan çok acıklı azaptan gafil oldukları için kendilerini rahat ve emniyette hissederler. Buna mukabil her an uyanık olan kalpler ise devamlı korku ve hüzün ile dolu olurlar ve devamlı ahiret için hazırlık yaparlar. Bu sebeple de böyle kimseler ahırette azap görmezler.
Yine buyurdulardı ki:
Dünya ne demektir biliyor musunuz? Gönlüne gelen ve seni Allahü tealadan uzaklaştıran her şey dünya demektir. Seni Allahü tealadan başka şeylerle uğraştıran şeyler de fitnedir. Bu kısa ömrü insanı Allahü teadan uzaklaştıran şeylere yaklaşmakla geçiren bir kimse ahıretini yıkmış harap etmiş olur. Bu ise akıllı insanın yapacağı bir iş değildir.
|