|
İş görüşmelerinde en önemli sorulardan birisi “Nasıl bir iş istiyorsun? Neler yapabilirsin?” sorusudur. Bu soruya “ Ne iş olsa yaparım abi?” demek iş görüşmesinin olumsuz bir şekilde neticelenmesi için yeterlidir. Sakın böyle bir girişten sonra bu köşemizde iş hayati ile ilgili bir yazı yazacağımızı anlamayın lütfen. Bu başka arkadaşlarımızın alanı. Nasıl ki günümüz “Ne iş olsa yaparım abi?” devri değil, bu şekilde herhangi bir iş bulmamız mümkün değilse, benzer yaklaşımla eş bulmamız da mümkün değildir. İnsan birkaç yıl oturacağı bir kiralık ev ararken bile, istediği kriterleri ortaya koyuyor, oturacağı semti belirliyor, kira bedelini hesap ediyor ve ona göre aramaya başlıyor. Hangi semtte olursa olsun, nasıl olursa olsun, kira bedeli ne olursa olsun dediğinde ya ev bulması zorlaşıyor veya bulduğu evde daha sonra aradıklarını bulamayıp taşınmak zorunda kalıyor. Ancak birisi ile evlendikten sonra ev değiştirir gibi eş değiştirmek mümkün değil. Bu nedenle evlenecek kişi ne istediğini ortaya koyar ve aradığı kıstasları belirlerse bunun verdiği rahatlıkla aradığını daha kolay bir şekilde bulabilir. Hangi özelliklerde birisi ile evleneceğine karar vermek, bu işte yolun yarısını kat etmek demektir. Bunu belirleyebilmek içinde kişinin kendisini tanıması gerekir.
Nasıl birisiyim? Aile hayatında vazgeçemeyeceğim ve kesinlikle kabul etmeyeceğim şeyler nelerdir? Nasıl bir evlilik istiyorum?. Bunların tanımlarının doğru yapılması gerekir. Evliliği düşünen birisi, bir kâğıdın yarısı kadar bir alana, beklentilerini, düşüncelerini, şartlarını sıralayamıyorsa evlilikten mutlu ve huzurlu bir aile oluşturmanın da temelini şimdiden sağlayamamış demektir.
Evlenilecek kişiyi seçerken en önemli hususlardan birisi de aynı ideale sahip olmaktır. Hayatı beraber yaşayacağınız kişinin, bu hayatı nasıl gördüğü, bu hayattan beklentisinin ve hedefinin ne olduğu üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur. Sizden çok para kazanmanızı bekleyen, güzel yerlerde yaşamak, iyi arabalara binmek, birkaç yılda bir evi ve eşyalarını değiştirmek, sürekli başkalarının sahip olduklarına bakarak hep sahip olduğunun daha iyisini isteyen mi yoksa öldüğünde kendisi ile birlikte gelecek sevaplarının mümkün olduğunca çok, günahlarının mümkün olduğunca az olmasına dikkat eden, buna kilitlenmiş bir hayat arkadaşı mı?
Sizin her şeyinizi feda edebileceğiniz idealleriniz karşısında umursamaz tavırlar sergileyen, her kelimesini dikkatlice okuyup yaşantınızda uygulamaya çalıştığınız kitaplara kulaklarını tıkayan, birlikte bir cemaat yapıp yatsı namazını bile eda edemediğiniz, siz namaz kılarken televizyonun sesini bile kısmayı düşünmeyen, sizin sevdiklerinizi sevmeyen, sevmediklerinizi seven birisi ile hayatı devam ettirmenin ne denli zor ve içinden çıkılmaz bir durum olduğunu ancak yaşayan bilir ki denemek hayatı mahv etmek demektir.
Çocuk sahibi olunduğunda onun büyütülürken dikkat edilecek prensipleri, verilecek eğitim, arkadaşlarının seçimi gibi hususlar ancak ve ancak aynı ideallere sahip kişilerin huzursuzluk çıkarmadan yapabileceği bir şeydir. Bazen duyuyoruz çocuğa verilecek isim bile aileler arasında ciddi huzursuzluklara sebebiyet vermektedir. Bunun nedeni eşlerin aynı idealleri paylaşmamasından kaynaklanmaktadır. Aşırı bir örnek olacak ama çocuğuna dini bilgiler vermek isteyen bir baba ile bale derslerine göndermek isteyen bir annenin bulunduğu evde huzur olabilir mi?
Yapılan bir araştırmada insanların “Evlilikte mutluluğun şartları nelerdir?” sorusuna verilen ilk cevap “inanç ve ideal birliği” imiş. “Şimdi aynı ideallere sahip değiliz ama evlenince düzelir” demek veya “Benim sevdiklerimi pek sevmiyor ama ben ona sevdiririm” demek kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir. Bu tehlikeli bir kumardır. Buna kim garanti verebilir? Hepimiz biliyoruz ki insanın Allahü tealanın sevdiklerini sevmesi çalışarak elde edilen bir şey değildir, ihsan ile kavuşulan bir şeydir.
“Aynı ideale sahip olmak evlenmek için tek yeterli şart mıdır?”. Elbette hayır. Ama en önemli şartlardan birisidir. Huzurlu bir yuva kurabilmek için en önemli noktalardan biridir. Bir yolda ilerlerken sizi kolunuzdan çekiştirip ters istikamete götürmeyecek, hatta uçuruma yuvarlamayacak, felakete sürükleyemeyecek bir özelliktir.
Aynı inançta olmak, aynı kafada olmak, aynı sevgide olmak eşte denk olmak demektir diyor büyüklerimiz. Ne diyelim. Allah-ü teala evlenecek olanlara kolaylıklar ihsan eylesin.
|