|
Herkesin kendine göre bir dünya görüşü ve inandığı bir takım idealler var. Ancak hiç bir platformda bu ideolojilerine toz kondurmayanlar, aslında çoğu kez savundukları kavramların anlamlarından habersiz, tartışmalarda tozu dumana katıyorlar. İnandığımızı varsaydığımız değerler ve bunlarla ilgili eylemlerimiz arasındaki tutarsızlık, farkında olmadan bizi daha da gülünç duruma düşürüyor. İnsanlar neyi, niçin yaptıklarının farkında değil. "Bilmiyorum" ya da "Tembellikten yapamıyorum" demek bir faziletken, İş söze gelince kimse mangalda kül bırakmıyor.
Osman Bey diye birini tasavvur edin, kendi milliyetçiliği ile her zaman gurur duyan ve bu konuda birazcık gevşek gördüğü birisi ile her an ölümüne tartışmaya hazır olan.
İşte Osman Bey'in bir günlük hayatında bir kesit.
(Eğer yazı sonunu getiremeyeceğiniz kadar uzunsa, lütfen son dört cümleye özellikle dikkat edin!)
Türk Osman' in bir günü:
Sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı.
Puffy yorganını kaldırdı.
HugoBoss pijamalarını çıkarıp Adidas terliklerini giydi.
WC 'ye uğradıktan sonra banyoya geçti.
Clear şampuan ve Protex sabunuyla duşunu aldı.
Colgate ile dişlerini fırçaladı.
Rowenta ile saçlarını kuruttu.
Bill's gömleğini ve PierreCardin takimini giydi.
Lipton çayını içti.
Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi.
Citizen kol saatine baktı. Aile fertlerine ' ÇAV' deyip
Hyundai otomobiline bindi.
Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu.
Ağzına bir Polo seker attı.
Şehrin göbeğindeki MegaCenter' deki ofisine varınca,
Fujitsu-siemens bilgisayarını çalıştırdı.
Microsoft Excel'e girdi.
Ofisboy'dan Neskafe'sini istedi.
Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için Gressini yedi.
Öğlen Wimpy's FastFoodkafeteryaya gitti.
Ayaküstü, CocaCola ve hamburgeri mideye indirdi.
Mallbore sigarasını yakıp, DailyMirror gazetesini karıştırdı.
Aksam-üzeri iş çıkışı sonra köşedeki ShoppingCenter'a uğradı...
Eşinin sipariş ettiği PersilSupra deterjan, Ace çamaşır suyu,
Palmolive şampuan,
Gala tuvalet kâğıdı, Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı alarak kasaya
yanaştı.
Visa kartıyla faturayı ödedi.
Hafta sonu eşi Münevver'le Galleria' ya giden Osman Bey,
Showroom'lar dolaşıp Kinetik ayakkabı,
Lee Cooper blue Jean satın aldı.
Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan
Osman Bey, kanallar arasında zapping yaparak,
First Class, Top Secret, Paparazzi gibi programlar izledi.
Ayni anda Outdoor dergisini karıştırdı.
Saat 22.00'ye doğru Show'da Türk dili üzerine panel başladı.
Uykusu gelen Osman Bey,
televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.
'Ne mutlu Türk'üm diyene!' diye gerindi ve uyudu.
Hala da uyuyor. Ne zaman uyanacağı belli değil..!
|