|
Abdulaziz Dirini "kuddise sirruh"
Bu zat sohbetlerinde buyurur idi ki hep,
(Her insana evvela, lazımdır ilim, edep.
Talebe, üstadından, azami istifade,
Etmek için, edepli olmalı pek ziyade.
Üstadın huzurunda, Onun izni olmadan,
Sakınmalı lüzumsuz bir iş veya kelamdan.
Sahabe-i kiram da, huzurunda Resulün,
Edep ve huşu ile, otururlardı her gün.
Başları önlerinde, gayet sakin ve sessiz,
Edeple dururlardı, hem de hiç hareketsiz.
Öyle ki "Ağaç" sanıp, kuşlar o kimseleri,
Gelip üzerlerine, konarlardı ekseri.
Talebe, hocasını, hem de can kulağıyle,
Dinleyip, her emrini, yapmalıdır ayniyle.
Öyle çok olmalı ki, o zata muhabbeti,
Hep ondan bilmelidir, her ihsan ve nimeti.
Hocasına her zaman, dua edip talebe,
Hak teala indinde, bulur yüksek mertebe.
Tasavvufun esası, "Edep"den ibarettir,
Edep, insanlar için, bir manevi zinettir.
Ne kadar çok olsa da, insanda hal ve makam,
Hiç birisi "Edeb"in, yerini tutamaz tam.
Edebin bir tarifi, "İtiraz etmemek"tir,
Büyüklerin emrine, hemen "Peki" demektir.
Allahın emrine de, her kim tam tabi ise,
Dinde "Edep sahibi" olmuş olur o kimse.)
|