|
Perşembe sabahı idi. Doktor Mehmet bey hastaneye gitmek üzere erkenden yola çıktı. Tıp fakültesi öğrencileri ile dersi vardı. Hastaneye vardığında, öğrencilerin henüz birkaçı oradaydı. Biraz sonra diğer öğrenciler de gelmeye başladı. On beş dakikaya kalmadan bütün grup gelmişti. Doktor Mehmet bey derse başlamak üzere öğrencilerin yanına gitti.
- Günaydın arkadaşlar
- Günaydın hocam
- Bugün eksiğimiz var mı?
- Yok hocam, herkes burada.
- Herkes burada olduğuna göre biz de dersimize başlayalım. Bugünkü dersimizi hasta başında işleyeceğiz. 411 numaralı odadaki hastayı ziyaret edeceğiz. Bir arkadaşınız taşınabilir ultrason cihazını istetse iyi olur.
- Ben hallederim hocam.
Doktor Mehmet bey 411 numaralı odaya doğru yürümeye başladı. Arkasında tıp fakültesi öğrencileri, onların da arkasında ultrason cihazını getiren görevli vardı. Kapıyı tıklattı.
- Buyurun!
- Kaya bey, günaydın. Ben geldim. Ama bu sefer yalnız gelmedim. On tane doktor adayını da beraberimde getirdim. Sizi muayene ederken onlar da seyretseler mahzuru olur mu? Hem bu esnada onlara da ders anlatmış olurum.
- Olur tabi, doktor bey.
Öğrenciler içeri girdi. Arkasından da ultrason cihazı getirildi. Doktor Mehmet bey de dersini anlatmaya başladı.
- Kaya bey, gömleğinizi ve atletinizi yukarı doğru kıvırabilir misiniz?
- Peki doktor bey.
- Arkadaşlar, ilk önce jel sürüyoruz. Ondan sonra aletin elimdeki parçası ile karın bölgesini incelemeye başlıyoruz. Şu an gördüğünüz yapı karaciğer. Aşağıda gördüğünüz organ ise safra kesesi. Sol tarafa doğru gelirsek… Şu an görmekte olduğunuz organ mide. Onun daha sol tarafında ise dalağı görmektesiniz. Şimdi ilk olarak size karaciğeri anlatacağım. Bu organ karnın neresinde bulunur, ne büyüklüktedir, özellikleri nelerdir, ne vazifeler görür… bunlardan bahsedeceğim.
|